25 Nisan 2011 Pazartesi

Abdi İpekçi'den Çıkış Yok; 81-73

TBL 28. haftanın kapanış maçında Galatasaray konuk ettiği Beşiktaş'ı 81-73 mağlup ederek galibiyetin yanında olası bir play-off eşleşmesinde de rakibine karşı 1-0 önde başlama şansını yakaladı.


Maça Jerry - Shipp - Evren - Shumpert - Ermal 5'i ile başladık. Mücadeleye savunmada ve hücumda oldukça etkili başlayan takımımız ilk 3.30 dakikalık kısmı 13-4 önde geçti. Jerry Johnson takımımız adına farkın oluşmasında en etkili isimdi ve Beşiktaş mola aldı. Mola dönüşü Beşiktaş 1 hücumda birden 5 sayı ile döndü ve skoru 13-9'a getirdi. Beşiktaş'ın sayılarına Shipp ve Shumpert'ten 2 3'lük ile cevap verdik ve farkın erimesini önledik. Beşiktaş'ı sürekli zor dış atışlara zorladığımız bu dönemde biz ise Ermal'i sürekli pota altında etkili kullanmaya başladık ve maçın ilk 06.30 dakikalık dilimini 23-14 önde geçtik. Beşiktaş hücumda Serkan ile ayakta durmaya çalışırken savunmada da alan savunmasını devreye soktu. Alan savunmasına karşı ilk 3 hücumda da sayı üretemedik. Buna karşı ise Beşiktaş Kemp ile 5 sayı üretti ve ilk çeyrek 3 sayı farkla 24-21 üstünlüğümüz ile geçildi.

2. çeyreğe yine savunmada üst düzey gayretle başladık, Beşiktaş'ı zorlamaya devam ettik. Beşiktaş ise alan savunmasına devam etti. Alan savunmasına karşı yine 2. çeyreğin ilk 01.30 dakikalık diliminde sayı bulamadık. Zorlandığımız dönemde Caner Topaloğlu'nun üst üste bulduğu 2 3'lük takımımıza nefes aldırdı ve skoru 30-24'e getirdi. Beşiktaş'ın 24-24'lük eşitlik yakaladığı dönemden sonra bençten gelen Caner ve Tutku'nun üst üste sayıları ile 11-0'lık seri yakaladık ve 35-24 öne geçtik. Beşiktaş'ın serbest atışlarla sayılar bulduğu bu dönemde takımımızda ise Shipp'in fast breakte smacı ve Tutku ile Rancik'in 3'lükleri geldi. Hücumda müthiş bir şut yüzdesi yakaladığımız bu dönemi (2. çeyreğin 6 dakikası sonunda) 43-28 15 sayılık fark ile geçtik. İlk yarının bitimine 03.53 dakika kaldığı bu dönemde 7/9 3'lük ve 2/5 serbest atış yüzdesi tutturduk. Bu çeyrekte faul hakkımızı erken doldurduğumuz için Beşiktaş sürekli serbest atış çizgisine geldi yalnız bu konuda pek başarılı olamadılar, çok kaçırdılar. Ermal Oglivy'e karşı kurduğu ezici üstünlüğü bu çeyrekte de devam ettirdi ve devreye 01.17 dakika kala 46-33 üstünlüğümüz ile girildi. Kalan süre içinde takımımız sayı bulamazken, Beşiktaş'ta Oglivy'nin basket faulu geldi ve ilk yarı 46-36 Galatasaray'ın üstünlüğü ile noktalandı.

İlk yarı istatistik tablosu;

İlk yarı sonunda istatistik tablosunda gözümüze ilk çarpan takım olarak tutturduğumuz 3 sayı yüzdemiz. 7/10 ile %70 çok yüksek bir yüzde tutturduk. 3'lüklerde tutturduğumuz müthiş yüzdenin aksine serbest atış çizgisinde de 3/7 ile düşük bir yüzdede kaldık. Takımımızda ilk yarıda en skorer isim 12 sayısının yanına 5 de ribaund ekleyen Ermal Kuqo oluyordu. Caner Topaloğlu da bençten geldiği maçta çok kısa sürede attığı 8 sayı ile önemli bir katkı vermişti.

Mücadelenin 2. yarısına da maça başladığımız 5 ile başladık. Maçın ilk yarısının tam tersi 2. yarıya hücumda düşük yüzde ve sürekli yanlış şut tercihleri ile başladık. Beşiktaş ise yüksek şut ve bizim boş döndüğümüz hücumların dönüşünde bulduğu fast break sayıları ile farkı eritti. 2. yarının ilk 5 dakikalık kısmında fark 4'e indi ve 52-48 üstünlüğümüz ile geçildi. 5 dakikada bulduğumuz 6 sayının tamamı Ermal'den geldi. Beşiktaş yüksek şut yüzdesiyle atmaya devam ettiği bu dakikalarda fark 3'e indi 54-51 ve çeyrek bitimine 04.09 dakika kala takımımız koçu Oktay Mahmuti mola aldı. Mola dönüşü Tutku, Andric, Rancik hamleleri gelmesine rağmen hücumdaki kötü gidişimiz ve şut yüzdemizin düşüşü durmadı. 3. çeyreğin ilk 07.40 dakikalık diliminde sadece 8 sayı bulabildik, 6'sı Ermal'den; buna karşı Beşiktaş 15 sayı yolladı potamıza. Çeyreğin bitimine 1 dakika kala maç başından beri Beşiktaş ilk kez öne geçebildi 54-55. Felaket hücum ettiğimiz, şut yüzdemizin tepetaklak düştüğü bu çeyreği Beşiktaş 56-57 önde kapattı.

Maçın son çeyreğinde savunmada gayretli ve sert başladık. İlk 1 buçuk dakikalık dilim Ermal'in basketi ve Serkan Erdoğan'ın serbest atış çizgisinden 1/2 atması sonucu 58-58 dengede sonuçlandı. Mücadelenin bu çeyreğinde Beşiktaş hücumlarını Serkan'ın içeri penetreleri üstüne kuruyor fakat bu konuda pek başarılı olamıyorlardı. Takımımızda ise Ermal sayıları bulan oyuncumuz 62-58. Ermal'in sayılarına karşı Beşiktaş zor şutlarla hücum ediyor fakat hücum ribaundları neticesinde bulduğu 2. şans sayıları ile 4-0'lık bir seri de onlar yakaladı ve 4. çeyreğin ilk 4 buçuk dakikalık dilimi 62-62 eşitlikle geçildi. Maçın bitimine 04.24 dakika kala mücadele 64-62 üstünlüğümüz ile geçilirken Beşiktaş molası geldi. Mola dönüşünde koçumuz Oktay Mahmuti oyuna Jerry Johnson'u dahil etti. Jerry'nin mola dönüşü hızı ile rakibin dengesini bozup takımı iyi organize ettiği dönemde Caner'in sayıları fark açılmaya başladı, 8 sayıya çıktı 72-64. Beşiktaş'ta ise mola dönüşü oyuna giren Marcelus Kemp ürettiği 5 sayı ile takımını ayakta tutmaya çalıştı. Mücadelenin son 01.35 dakikalık dilimine 74-67 önde girerken Beşiktaş koçu Ergin Ataman molası geldi. Moladan sonra takımımız adına Shumpert basketi buldu ve maçı 76-67'ye getirdi. Beşiktaş ise Serkan'ın 3'lüğü ile maçın bitimine 40 saniye kala farkı 6'ya indirdi 76-60. Bu dakikadan sonra Beşiktaş'tan taktik fauller geldi ve faul çizgisinde hata yapmayan, farkın erimesine imkan vermeyen takımımız mücadeleden 81-73 galip ayrılmasını bildiler.

Maçın sonunda takımımızın istatistik tablosu;


İstatistik tablosuna baktığımızda gözümüze ilk çarpan oyuncu Ermal Kuqo kesinlikle. 23 dakikada 10/11 isabet ile 24 sayı ve 7 ribaund. Müthiş bir katkı verdi. Beşiktaş pota altı oyuncularını hücumda ezdi adeta. Yalnız en az Ermal kadar, belki de Ermal'den de fazla bugünkü galibiyeti getiren oyuncu Caner Topaloğlu oldu. Bençten gelip 23 dakika süre bulduğu maçta o bildiğimiz müthiş savunmasının yanınsa hücumdaki kusursuz oyunu ile galibiyette büyük rol oynadı. 4/6 2'lik, 2/2 3'lük ile 16 sayı 1 ribaund 2 asist yazdırdı istatistik hanesine. Ermal ve Caner'in ardından bana göre bugün galibiyette önemli rol oynayan oyuncu Jerry Johnson oldu. Attığı 7 sayıdan daha önemlisi yaptığı 5 asist ve 4 ribaunddu. Bugün Tutku takımı yönlendirici değil, atan rolüne geçmişken; Jerry tam tersi takımı oynatan rolüne büründü. Genelde bunun tersi olurdu. İstatistik tablosunda göze çarpan diğer birşey ise 3'lük yüzdemizin düşmesi. Elbette maçı %70 3'lük yüzdesi ile bitiremezdik; o yüzden %38'lik yüzdeyi yadırgamamak lazım.

Aldığımız bu galibiyet ile Beşiktaş ile olası bir play-off eşlesmesine 1-0 önde başlama hakkı kazandık. Ligdeki 2.liğimizin hemen hemen garanti olduğu bu dönemde aldığımız önemli bir galibiyetti. Geriye kalan 2 maçımızdan Olin deplasmanı en önemlisi. Hem seriyi eşitlemek; hem de Olin'e gerekli mesajı vermek için kazanmamız şart.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder