Engelsiz Aslanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Engelsiz Aslanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Kasım 2011 Cuma
Engelsiz Aslanlar'ın Maç Günleri ve Saatleri Belli Oldu
Engelsiz Aslanlar'ımızın Süper Lig'de fikstürü belli olmuştu. Maçların günleri ve saatleri şu şekilde:
BİRİNCİ DEVRE
1. Hafta: Antalya BŞB (D) - 20 Kasım - 12.00
2. Hafta: Beşiktaş - 27 Kasım - 13.00
3. Hafta: Şanlıurfa Engelliler - 4 Aralık - 12.00
4. Hafta: Engelli Yıldızlar (D) - 11 Aralık - 12.00
5. Hafta: Kardemir Karabükspor - 18 Aralık - 11.00
6. Hafta: İzmir BŞB (D) - 7 Ocak - 13.00
7. Hafta: Karagücü - 15 Ocak - 11.00
8. Hafta: Yalova Engelliler (D) - 22 Ocak - 16.00
9. Hafta: KKTC Turkcell - 28 Ocak - 12.00
İKİNCİ DEVRE
10. Hafta: Antalya BŞB - 12 Şubat - 12.00
11. Hafta: Beşiktaş (D) - 19 Şubat - 15.30
12. Hafta: Şanlıurfa Engelliler (D) - 26 Şubat - 13.00
13. Hafta: Engelli Yıldızlar - 4 Mart - 12.00
14. Hafta: Kardemir Karabükspor (D) - 18 Mart - 14.00
15. Hafta: İzmir BŞB - 25 Mart - 13.00
16. Hafta: Karagücü (D) - 8 Nisan - 14.00
17. Hafta: Yalova Engelliler - 15 Nisan - 13.00
18. Hafta: KKTC Turkcell (D) - 22 Nisan - 12.00
18 Ekim 2011 Salı
Dünya Şampiyonluğu ve Getirileri (!)
Bu yazı aslında şampiyonluğun kutlanacağı yazı olarak tasarlanmıştı ancak çeşitli sebepler yüzünden farklı noktalara değinmek durumundayım.
Öncelikle Engelsiz Aslanlar'ımıza haklarını teslim edelim.
Kolay değil, 2005 yılında kuruluyorsunuz ve altı sene içerisinde bütün takım sporlarında en dominant ekip olmayı başarıyorsunuz. Lig şampiyonluklar, Avrupa Şampiyonlukları, Dünya Şampiyonlukları peşi sıra geliyor... Üstelik bütün bunları başarırken 6 senede sadece 8 kez yeniliyorsunuz. Bu yenilgilerin beşi Avrupa arenasına ilk çıktığınız sene yarı final ve üçüncülük maçı ve 5. olduğunuz 2010 senesinde üç grup maçı şeklinde yaşanıyor. 2 Avrupa, 3 Dünya, 3 Lig şampiyonluğunu namağlup yaşıyorsunuz. İşin en güzel tarafı, bütün bu başarılara rağmen yüreğinizdeki kazanma azmi, arzusu bir an bile eksilmiyor.
Tebrikler engel tanımayan aslan yürekli insanlar.
Peki sıkıntı nerede?
İki noktaya çok takıldım. Birincisi geçen gün Takvim gazetesinde çıkan yazı.
İyi niyetli, güzel ancak bir o kadar da başarısız bir yazı. Nedenlerine gelelim:
1) Doğru düzgün araştırma yapılmadan yazılmış. Muhtemelen resmi sitedeki kadroya bakılmış, dikkatinizi çekerim sezon başlamasına rağmen hala daha geçen seneki kadromuz yer almakta, ve onun üzerinden haber üretilmeye çalışılmış.
- Volkan Aydeniz ve Ramazan Kahriman Bornova Barış Gücü'ne, Ömer Gürkan ise Vigo, İspanya'ya transfer oldular.
- D.E. isimli şahıs da çok şükür şubeyle tamamen alakasız konumda.
İşte basın bu kadar ilgisiz. Birçoğu resmi sitedeki haberin çakmasını hazırlayarak samimi olmayan övgüleri dizmeye çalışmışlar, olmamış. Yazık.
2) İşin en acı verici tarafı bunu bizim taraftarımızın da yapıyor olması. Engelsiz Aslanlar'a karşı o kadar ilgisiziz ki... Yolda bir Galatasaraylı çevirsen takımdan 2 kişi say desen sayabilme ihtimali nedir?
Forumların çoğuna bakmadım ancak "Gururumuzsunuz.", "Helal olsun.", "Galatasaray'ın gerçek ruhu!" tadında yazılara rastlarız. Hatta bir kısmı yüzsüzlüğü o kadar benimsemiştir ki "İlgisiz gibi görünsek de hep kalbimizin bir köşesindesiniz." der.
Malesef bu insanların maçlarına yine benzer simalar gidecek. Belli 30-40 kişiyi salonda göreceğiz. Mayıs 2012'ye kadar Engelsiz Aslanlar'ın ismi çoğu yerde geçmeyecek.
Bir şampiyonluğun getirisi fazla olur değil mi? Bu insanlar için 3-5 forum mesajı, bir de o an havaalanında karşılanmaktan ibaret. Düşünün, an itibariyle ana sayfada isimleri bile geçmemekte.
Bu başarının alışkanlık haline gelmesi değildir. Bu ilgisizliktir.
Aklımdaki soru çok basit: Onlar Galatasaray'a fazlasıyla layıklar ama acaba biz Engelsiz Aslanlar'a layık mıyız?
15 Ekim 2011 Cumartesi
Kupaya 2 Kala!: 85-58
Engelsiz Aslanlar'ımız bu sabaha karşı 05.00'da Kıtalararası Kupa, Kitakyushu Champions Cup, grup aşaması ikinci maçında ev sahibi Miyagi Max'ı 85-58 mağlup etti. İlk yarısı 45-31 Galatasaray'ımızın üstünlüğü ile geçilen karşılaşma sonucunda takımımız grupta liderliğini sürdürmekte.
Maç yayını olmadığı için takip edemedik, o yüzden dünkü gibi bir yorum yapamıyorum.
Grubumuzun diğer maçında ise Seul MG, Perth Wheelcats'i 54-48 mağlup etti. Bizi zorlayacağını düşündüğüm Perth'in bu durumda olması beni şaşırttı.
Yarın saat 03.00'da Seul MG ile gruptaki son karşılaşmamızı oynayacağız. Finale kalamamamız için Miyagi'nin Perth'i yenmesi, bizim de Seul'e 43 sayı farkla yenilmemiz gerekecek. İlk şart gerçekleşebilir ancak ikinci şartın neredeyse imkansız olduğunu söylememiz doğru olur. Hatta bu maçtan da oldukça rahat bir galibiyet bekleyebiliriz.
Sabah 08.00'da ise final mücadelesi var. Bu maç canlı olarak yayınlanacak. Rakibimiz muhtemelen Miyagi Max olacaktır zira Perth'in finale kalabilmesi için Miyagi'yi en az 11 sayı farkla yenmesi gerekecek. İlk iki günkü performansların ardından bunu da gerçekleşmesi zor bir ihtimal olarak görüyorum. Yine de spor bu, her sonuca hazırlıklı olmak lazım.
Takımımız 18 Ekim sali günü sabah 06.00'da İstanbul'da olacak.
14 Ekim 2011 Cuma
Engelsiz Aslanlar'dan Yeni Bir Zafer: 108-43
Neresinden baslasam bilmiyorum.
Iki senelik bir hasreti sonlandirmaya geldik. Kore ekibini Seul MG'yi yenip, sampiyonlugu kazanali 2 sene oldu neredeyse. O zaman canli yayin falan da yok tabii, sabahin korunde kalkip, sagdan soldan skor bakmaya, takip etmeye calisirdim. Bulamazdim cogu zaman. Resmi site haber girsin diye beklerdim.
Galatasaray - Seul MG: 68 - 43, skoru bile unutmam. Ikinci ceyrekte maci koparmis, ucuncu ceyrekte son darbeyi vurmustuk. Hussein Haidari, Matt Scott, Justin Eveson, Petr Tucek, Ferit Gumus, Ismail Ar, Fikri Gundogdu, Selim Sayak, Seyran Kurt, Omer Gurkan, Murat Yazici, Ramazan Kahriman... Hafizam yaniltmiyorsa kadromuz buydu.
Sonra Italya'da gelen besinciligin ardindan bir sene ara vermek zorunda kaldik. Gecen sene kazanilan Sampiyonlar Ligi sampiyonlugunun ardindan tum dunyaya "GERCEK" sampiyonun kim oldugunu gosterme zamaniydi.
Gece yatmadan evvel Galatasarayli bir kardesimle konusurken, "Acaba uyusam mi? Uyanabilir miyim?" ikilemini yasamaktaydim. Kendisine de bu durumdan bahsettim ancak fiziki durumum yatmami gerektirdigi icin uyumusum biraz. Saat 04.00 civari. Saatler kuruldu: 6.30, 6.35, 6.40... Hani biri uyandiramazsa oburu uyandirir. Neticede 6.45'te yoklama var. Saate gerek kalmadi. Macin heyecani 6.15'te dikti beni ayaga. Mac yaynina hazirlandim. Bloga embed etmeler, kadroyu gozden gecirmeler...
Butun bu olaylari yasarken aklimdan tek bir cumle geciyordu: Butun dunya yarin "GERCEK" sampiyonu gorecek!
Mac basladi. Ismail - Fikri - Matt - Piotr - Filipski besi ile basladik.
Bu besin avantajlari var.
1) Piotr ve Filipski (Nam-i diger Fifi) 1 senelik ayriligin ardindan yeniden ayni kulupte bulustular. Bu iki ismin Polonya'nin Avrupa Sampiyonasi'nda yari final gormesini sagladiklarini da uzerine eklersek, aralarindaki uyumu anlatmama gerek yok herhalde.
2) Matt ile hem savunma sertligi konusunda iyi olacagiz, hem de gerek hucum organizatorlugunu, gerekse fast break sayilarini muazzam sekilde yerine getirebilir.
3) Ismail ve Fikri'den soz etmeme bile gerek yok. Onlarin 1.0 puanli oyuncular olarak bu takimda varliklari, kaliteleri yeter zaten.
Macin ilk sayilarini potamizda gordukten sonra sanirim 20-0 gibi bir seri yakaladik. Bu serinin ilk basnda Piotr'un pota altindaki bitiriciligi muthisti. Tabii bunda Matt'in organizatorlugu ve diger oyuncularimizin katkisini da es gecmemek lazim.
Bu noktadan sonra savunma dozajimizi biraz daha arttirdik. Ozellikle rakibin kaybettigi toplar sonrasinda Matt'in bir anda one firlamasini Piotr cok guzel 2-3 pasla degerlendirince bir anda skor olarak 31-7 one firladik. Duracak gibi de degildik.
Neticede periyot sonunu da guzel getirdik ve 36-9 onde girdik.
Aslinda mac bu noktada bitti. Perth'in hicbir hucu etkinligi yoktu. Ancak bizim konsantrasyon kaybimizdan dolayi birkac bosluk bulacaklar ya da uzun sutlarla isabet bulmaya calisacaklardi. Oyle de oldu.
Ikinci ceyregin basinda Fifi, Piotr ve Matt disari cikarken, Ozgur, Ferit ve Tristan oyuna girdi.
Bu uc oyuncunun ayni anda sahada olmasinin da avantajlari var.
1) Pas akiciligimiz o kadar iyi oluyor ki. Oyunu genelde Ozgur kurdu ancak Tristan'in da bu rolu ustlenmesi pek bir sey degistirmezdi. Iceriye drivelar, neticesinde cikan bir pas, bir ekstra pas daha... Bir baska secenek, Ozgur'un potaya yakin noktalarda Tristan'i bulmasi, Tristan'in ya kendi bitirmesi ya da arkadaslarina topu en uygun pozisyonda topu indirmesi.
2) Ferit'i ozel yapan islere, pota alti bitiriciligi ve ribaunt, konsantre edebiliyoruz. O da bugun bu isin fazlasiyla hakkini verdi.
Neticede savunma sertligimiz ayni sekilde devam ederken, hucumda da ilk ceyrege gore biraz farkli sayilabilecek ancak neticede bizi sayiya goturecek varyasyonlarla skoru 45-11'e getirdigimizde 1.0 puanli oyuncularimizdan Fikri oyundan cikti, yerine yeni transferlerimizden Umut girdi. Acikcasi bu mactaki asist istatistiklerimizi merak ediyorum zira oyuncular girip cikarken, bizim oyunumuzda bir an bile dusme olmadi. Neticede ilk yariyi 61-20 gibi garip, inanilmaz, harika bir skorla onde tamamladik.
Macin geri kalani ayni aslinda.
3. ceyrege yine Ismail - Umut - Tristan - Ozgur - Ferit besiyle basladik, pesine Ismail'in yerine Umut girdi. Tristan'in asistleri, Ozgur ile birlikte uc sayilik isabetler, Ismail'in cikmasi Murat'in girmesi, son ceyrege girerken 86-32 yaptik skoru.
Son ceyrekte Matt, Piotr ve Fifi oyuna dahil oldu. Fikri yine oyuna girdi. Degisen hicbir sey yok. Bu sefer de Piotr, Fifi ve Matt skor uretmeye devam ettiler. Biz de farki actikca actik. Maci da 108-43, 65 sayi farkla, galip tamamladik.
Onemli bir nokta, oyun disiplinini hicbir zaman elden birakmadik. Yanlis gormediysem, savunmamizin dustugu iki an vardi ikinci yarida, ikisinde de koc hemen molayi aldi. Ceyreklerde sirasiyla 7-13-12-11 sayi yedik. Sanirim yeterince aciktir.
Gecen sezon da harika savunma yapan bir takimdik fakat bu sene yeni transferlerimizle skor gucumuz o kadar yukseldi ki... Opsiyonumuz cok fazla, her turlu oyunu oynayabiliyoruz. Istedigimiz oyuncu varyasyonuyla (puanlarina dikat ederek tabii) sahaya cikabiliriz, ne savunmada ne hucumda problem yasariz. Mesela Matt ve Tristan yan yana oynasalar ne olur? Ferit ve Piotr yanyana oynasalar ne olur? Daha bircok varyasyon sayabiliriz ancak tek bir sey soyleyebilirim, ben kafamda oynattigimda hepsi harika sonuclar veriyor.
Bu karakterli, arzulu, mucadeleci, Galatasaray ruhuna gercek anlamda sahip aslan yurekli oyuncu grubumuz her seyi basaracak guctetir, her seyi hakketmektedir.
10 Ekim 2011 Pazartesi
Beklenen Maç 2. Hafta
Engelsiz Aslanlar'ımızın Türkiye Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Lig'indeki fikstürü belli oldu. Buna göre takımımız sezona Antalya Büyükşehir Belediyesi deplasmanı ile başlayacak. Süper Lig'de bir klasik haline gelen Galatasaray - Beşiktaş derbisi ise ligin ikinci haftasında oynanacak.
Bu sezon Süper Lig'de yer alacak takımlar:
1. Galatasaray
2. Antalya Büyükşehir Belediye
3. Beşiktaş
4. Engelli Yıldızlar
5. İzmir Büyükşehir Belediye
6. Karagücü
7. Kardemir Karabükspor
8. KKTC Turkcell
9. Şanlıurfa Engelliler
10. Yalova Engelliler
Geçtiğimiz sezon Süper Lig'de yer alan Adana Engelliler ve Saran Anadolu takımları 1. Lig'e düşerken, yerlerini 1. Lig'in şampiyonu Antalya B.Ş.B. ve ikincisi Karagücü takımları aldı.
Çift devreli lig usulüne göre oynanacak karşılaşmalar sonucunda geçen sezon olduğu gibi ilk dört takımın play-off müsabakaları oynayıp oynamayacağı konusunda henüz bir fikrimiz yok. En azından federasyonun geçen sezonki gibi sene ortasında böyle bir karar almaması hem federasyon planlaması açısından, hem de takımların lige konsantrasyonu ve kendi sezonluk planlamaları açısından oldukça büyük bir önem arz etmekte. Detaylı bilgilere ulaşınca buradan iletiriz.
Galatasaray'ımızın ilk devre fikstürü şu şekilde:
1. Hafta - Antalya B.Ş.B. (D)
2. Hafta - Beşiktaş
3. Hafta - Şanlıurfa Engelliler
4. Hafta - Engelli Yıldızlar (D)
5. Hafta - Kardemir Karabük
6. Hafta - İzmir B.Ş.B. (D)
7. Hafta - Karagücü
8. Hafta - Yalova Engelliler (D)
9. Hafta - KKTC Turkcell
Bu sezon kadromuzda bir takım değişiklikler oldu. Yabancı oyuncularımız Mazzi ve Petr Tucek ile yollarımız ayrılırken, yerlerine Avustralyalı oyuncu Tristan Knowles ve Polonya milli takımında oyuncu-koç görevini yürüten Piotr Luszynski geldi.
Türk oyuncularımızda ise Ramazan Kahriman ve Volkan Aydeniz 1. Lig takımlarından Bornova Barışgücü ile anlaşırken, Ömer Gürkan ise İspanya'ya gitti. Şu an için yerli oyuncu anlamında yaptığımız tek katkı ise geçen sezonu ayrı geçirdiğimiz, eski ve efsane oyuncularımızdan Ferit Gümüş oldu.
Kadro yapısı ile detaylı yazıyı Kitakyushu Kupası (Kıtalararası Kupa) için hazırlayacağım yazıda bulabilirsiniz.
Son olarak Süper Lig'in genel fikstürü: (Not: Tarihler belli olunca güncellenecektir.)
6 Ekim 2011 Perşembe
Süperstarlığa Giden Yol: Tristan Knowles
Avustralya'nın en önemli spor figürlerinden bir tanesi... 1983 doğumlu, henüz daha çocukken hayatın zorluklarıyla karşılaşmış, çok önemli bir hastalık atlatmış bir isim...
Savaşmayı hayatının felsefesi haline getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Nasıl başarılı olacağını, en önemlisi nasıl mutlu olabileceğini çok iyi bilen bir karaktere sahip.
Kendi ülkesinde kazanmadığı ödül kalmayan, milli takımıyla sayısız başarılar kazanan bir sporcu aynı zamanda.
Avrupa'da ve dünya bazında kulüp başarısı fazla olmayan, belki de bunu başarabileceği en önemli yer olan Galatasaray'ımıza imza atmış yeni Engelsiz Aslan'ımız: Tristan Knowles.
Aslında bu bölümde biyografisini anlatmayı düşünüyordum ancak o kadar detaylı bir söyleşi oldu ki sizler okurken Tristan'ın hayatına yavaş yavaş tanıklık etmiş olacaksınız.
Lafı fazla uzatmadan Tristan ile yapmış olduğum söyleşiye geçeyim.
Öncelikle bize kendinden bahseder misin? Tristan Knowles kimdir?
25 Nisan 1983 yılında Wodonga, Victoria, Avustralya'da dünyaya geldim. Çocukken sporu çok severdim. Favori sporum Avustralya Futbolu'ydu. Bana 9 yaşında kemik kanseri teşhisi kondu. Sol bacağımı diz üstünden kestiler ve kemoterapi tedavisi gördüm. Bedensel engellilerin yaptığı bir çok sporu denedim fakat tekerlekli sandalye basketbolunu ilk kez 15 yaşında denedim ve sonrasında bu oyuna aşık oldum.
Şu an ise tekerlekli sandalye basketbolu benim tutkum, işim, yaşamım, hayallerim... Kısacası, her şeyim.
Bildiğim kadarıyla kanser hastalığı geçirdin ve malesef bu nedenle sözde 'engel'ine sahip oldun. Ne zaman gerçekleşti? Kaş yaşındaydın ve nasıl üstesinden geldin?
Evet, kemik kanseri teşhisi ben 9 yaşındayken konuldu. Yaşamımı kurtarmak istiyorsam, sol bacağımı diz üstünden kesmeleri ve kemoterapi tedavisi görmem gerektiğini söylediler. Ameliyatım 1 Mart 1993 tarihinde gerçekleşti. Kanseri yendim ve hastalık belirtilerinin kaybolması 2 seneyi aldı fakat malesef nüksetti. Akciğerimde daha fazla kanser hücresine rastladılar. Ailemle birlikte mahvolduk. Tümörü aldılar ve daha fazla kemoterapi gördüm.
Kanserin üstesinden gelmek hem benim hem de ailem için çok zor oldu. En büyük mücadele öleceğini bile bile pozitif kalmaya çalışmak. Ailem ve doktorum harikaydılar. Hiçbir zaman bırakmayacaktım, hiçbir zaman...
Sonra tek ayaklı olduğum gerçeğinin üstesinden gelmek zorundaydım. Uzun bir süreçti. Yeni 'ben'e alışmak yıllarımı aldı. Ben olma güvenimi kazanmamı ve enelimi utandırmamı sağlayan tekerlekli sandalye basketboluyla tanışana kadar bunu beceremedim. Bu spora başladıktan sonra arkama bakmadım bile. Engelim, iki bacaklıyken başaramayacağım birçok şeyi kazanmamı sağladı. Benim kişiliğimi şekillendirdi, bir çok hayati ders verdi ve nasıl mutlu olunabileceğini öğretti.
Senin ile ilgili yaptığım araştırmalar esnasında üniversite mezunu olduğunu öğrendim. Hangi üniversite ve bölümde okudun? Mesleğin ile ilgili bir alanda çalıştın mı?
Avustralya'da Wollongong Üniversitesi'nde Finansal Planlama bölümünden mezun oldum. Avrupa'da tekerlekli sandalye basketbolu oynamadan önce finansal planlamacı olarak çalıştım. Diğer aşkım hisse senedi piyasası yatırımlarıyla alanımla ilgili güncel bilgiler alıyorum. Evden hisse senedi alıyorum ve diğer şirketler ve ekonomiler ile ilgili gelişmeleri takip etmeye bayılıyorum.
Biraz basketbol konuşalım. Basketbol oynamaya nasıl karar verdin ve ne zaman başladın?
Tekerlekli sandalye basketboluna 15 yaşında başladım. Bacağımı kaybetmeden önce Avustralya Futbolu'nu seviyordum çünkü Avustralya Futbolu takım oyunudur, agresiftir, hızlıdır ve kabiliyet gerektirir. Bacağımı kaybettikten sonra onunla kıyaslayabileceğim bir spor bulamadım. Tekerlekli sandalye basketbolunun varlığından haberim yoktu. Yüzme gibi, atletizm gibi bireysel sporları denedim ancak bunları Avustralya Futbolunu sevdiği kadar sevemedim. O dönemler yaşadığım şehir olan Canberra'da yerel bir takım ile iletişime geçtiğim için çok şanslıyım. Tekerlekli sandalye basketbolunu denedim ve ilk anda aşık oldum. Gerisi geçmiş... :)
NSW 20 yaş altı takımının kaptanlığını yaptın ve üst üste dört şampiyonluk kazandınız. Bana biraz o dönemden bahseder misin?
Evet, NSW 20 yaş altı kategorisinde benim temsil etmiş olduğum eyalet. TS basketboluna ilk başladığım anlardan itibaren basamakları hızlıca çıktım ve 16 yaşındayken eyalet takımının kaptanlığına getirildim. Çok iyi bir takımımız vardı. Birbiri için çalışmayı seven bir takımdık ve bu yüzden dört sene üst üste Avustralya şampiyonu olduk. Bu kariyerimin başındayken oldukça özel bir zaman dilimi oldu çünkü bu benim yarışmacı ruhumu tetikledi ve Avustralya için oynama hayalini oluşturdu.
Şimdi, Wollongong Roller Hawks... Uzun süredir bu takımda oynuyorsun. Roller Hawks'ın bir parçası olmak nasıl bir duygu?
Roller Hawks benim için çok özeldir. Avustralya'da oynadığım tek kulüp. Ulusal Tekerlekli Sandalye Basketbol Ligi kariyerime henüz 17 yaşında bu takımda başladım ve 11 sezondur devam ediyorum. Bu süreç içerisinde 2 kere şampiyon olduk ve son altı yıldır da takımın kaptanlığını yapıyorum. Birbirine çok yakın olan bir takımız. Saha içinde iyi arkadaşlarız fakat saha dışında 'harika' arkadaşlarız. Takım arkadaşlarınla birbirine yakın olmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Bu sayede onları anlıyorsunuz, hayallerinin, korkularının ve amaçlarının neler olduğunu anlıyorsunuz. Tek vücut olabilmek için bu çok önemli.
Roller Hawks'da hem bireysel hem de takım başarıları kazandın. Normal sezon MVP'liği, ligin en skorer oyuncusu ödülü, yılın en iyi beşine seçilme ve nihayetinde 2003 yılında gelen şampiyonluk... Bu sezon, 8 yıl aradan sonra, Galatasaray'ın eski oyuncusu Justin Eveson'ın oynadığı son beş yılın şampiyonu Perth Wheelcats'i devirerek şampiyon oldunuz. Sen yine ligin en skorer oyuncusu oldun ve finallerde MVP seçildin. İstatistiklerin harikaydı! Perth Wheelcats gibi bir hanedanlığı devirmek ne kadar zor oldu? Sorular, sorular... NWBL sezonun kısa bir özeti?
Perth harika bir takım. Son beş senedir tekerlekli sandalye basketbolunun en önemli simgesi haline geldiler ki bu süreçte kazanmış oldukları şampiyonluklar bunun kanıtı. Bir çok ateşleyici güçleri var. Örnek vermek gerekirse, Justin Eveson, Brad Ness, Shaun Norris, Michael Hartnett ve bir oyuncu ile maça başlıyorlar. Bu dört isim Avustralya milli takımı ile de ilk beş çıkıyor! Dolayısıyla Avustralya milli takımına karşı oynuyor gibi oluyorsunuz.
Biz, Roller Hawks, onları yenmek için senelerdir uğraşıyorduk fakat olmuyordu. Bu sene böyle olmadı! Kazanmak için, dominasyonları durdurmak için oldukça açtık! Lig şampiyonluğunu kazanmak harika! Perth gibi harika bir takım karşısında bu şampiyonluk kazanılınca daha da mükemmel oluyor!
Sıra geldi ulusal takıma, Rollers! (Avustralya ulusal takmının lakabıdır.) Bildiğim kadarıyla 2001 yılından bu yana ulusal takımın bir parçasısın. 2004 yılında Paralimpik Oyunları'nda gümüş, 2006 yılında da Dünya Şampiyonası'nda bronz madalya kazandıktan sonra 2008 Paralimpik Oyunları ve 2010 Dünya Şampiyonası'nda şampiyonluğa ulaştınız. Ness, Eveson, Norris gibi harika oyunculardan kurulu mükemmel bir kadronuz var. Ulusal takımlar mücadelelerinin en üst seviyesinde başarılı olmak nasıl bir duygu? Rollers'ın yıldızlarından birisin ve bazı gençlerin kahramanı olduğunu düşünüyorum.
Rollers'ın bir parçası olmak spordaki en büyük hazzım. Ortak hedefi en iyi olmak olan oldukça eşsiz ve özel oyunculardan ve teknik ekipten oluşan bir grubuz. Bunu başarabilmek için herkesten çok fedakarlık yapmaya ve daha sıkı çalışmaya hazırız. Tecrübe ve gençliğin harika bir karışımına sahibiz. Programımız geleceğin yıldızlarını yetiştirmeye çok önem veriyor, bu da başarılı olmamızdaki nedenlerden bir tanesi. Alttan sürekli gelen yetenekli gençler var ve onlar Roller olmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorlar. Roller olmak kazanılan bir şeydir, size verilmez. Sanırım bu bizi diğer takımlardan ayıran en önemli nokta. Hep ufak ekstra şeyleri de yapmak isteyen bir tavrımız var ve bu gümüş madalya ve altın madalya arasındaki ayrımı yapabiliyor. En üst seviyede aradaki farklar çok ufak ve büyük bir turnuvaya giderken kuvvetlendirmemiz gereken en ufak noktayı atlamadan hazırlanmamız gerekiyor.
Avustralya dışındaki kariyerin hakkında pek bilgim olduğunu söyleyemem. Geçen sene İspanya'da oynadığını biliyorum, hepsi bu. Avustralya dışındaki kariyerinden bahseder misin? Hangi takımlarda oynadın? Hangi bireysel ve takım başarılarını elde ettin?
2005-2007 yılları arasında İtalya'da Santo Stefano'da ve 2008-2011 yılları arasında da İspanya'da Valladolid'de oynadım.
- 2005/06 sezonu İtalya ligi en skorer oyuncusu
- 2006/07 sezonunda İtalya liginde sayı ortalaması en iyi olan oyuncu
- 2005/06 sezonunda Willi Brinkmann kupası (Avrupa'daki en önemli 3. kupa)
- 2010/11 sezonunda İspanya ligi sayı krallığı
- 2010/11 sezonunda İspanya ligi şampyonluğu
- 2010/11 sezonunda İspanya ligi MVP'si
- 2010/11 sezonunda Şampiyonlar Ligi dördüncülüğü
- 2010/11 sezonunda Şampiyonlar Ligi en iyi beşi
gibi bireysel ve takım başarılarım mevcut.
(Resimdekiler: Matt Scott, Piotr Luszynski, Mateusz Filipski Tristan Knowles)
Sanırım Galatasaray taraftarının merakla beklediği bölüme geldik! İlk soru: Galatasarayla ilk ne zaman karşılaştın?
2006/07 sezonunda Santo Stefano için oynarken Andre Vergauwen Kupası'nda karşılaşmıştım. Kulübün profesyonelliğinden oldukça etkilenmiştim ve bir gün Galatasaray için oynamak istediğimi biliyordum.
Buraya gelmeden önce Galatasaray hakkında ne biliyordun?
Galatasaray hakkında birçok şey biliyordum. Öncelikle bu spordaki statülerinden dolayı yüksek profilleri ve iki Avustralyalının daha önce burada oynaması var. Galatasaray bu spor dalında Avrupa'da oldukça önemli bir isim ve böylesine harika bir takımın ve spor kulübünün parçası olmak beni heyecanlandırıyor.
Bildiğin gibi 3 Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, 2 Kitakyushu Kupası (Kıtalararası Kupa) şampiyonluğu ve 5 sene üst üste Türkiye Süper Lig şampiyonluğumuz bulunmakta. Geçmişinde önemli başarılar bulunan bir kulübe geldin. Neler hissediyorsun?
Bu takımın üyesi olduğum için onur duyuyorum. Galatasaray tekerlekli sandalye basktbolunda lider ve burada bulunduğun için kendimi kısmetli ve şanslı hissediyorum. Kendimi burada oldukça rahat, evimde gibi hissediyorum. İnsanlar çok iyi, kulüpteki herkes beni hoş karşıladı ve benim oyuncu olarak gelişimimi sürdürebilmek için mükemmel bir yere geldiğimi düşünüyorum. Takımımın bu spordaki dominasyonunu sürdürebilmesi için yardımcı olmak istiyorum.
Tekerlekli sandalye basketbol takımımıza gelen üçüncü Avustralyalı oyuncusun. Daha önce Troy Sachs ve Justin Eveson Galatasaray'da oynamışlardı. Bizimle anlaşmadan önce onlarla konuştun mu? Sachs ve Eveson'ı oyuncu olarak nasıl tanımlarsın?
Evet, imzalamadan önce daha evvel burada oynadığı için Justin ile konuştum.
Troy Sachs'ın 15 sene önce oyunuda devrim yaptığını düşünüyorum. Hız, çeviklik ve kondisyon gibi özellikleri oyuna kattı. Justin 4-5 senedir birçok oyuncunun ulaşmaya çalıştığı seviyede önemli bir oyuncu. İkisi de yarışmacı ruha sahip oyuncular ve onlardan bir şeyler öğrenebilme lüksüne sahip olduğum için çok şanslıyım. Basketbol oynamaya başladığımdan beri bu iki efsane ile idman yapıyorum ve aynı sahayı paylaşıyorum ki bu bana birçok açıdan faydalı oldu.
Diğer iki Avustralyalı, Harry Kewell ve Lucas Neill. Yorumun var mı?
Evet, haha. :) Aileme ve arkadaşlarıma Galatasaray'da oynayacağımı söylediğim zaman hepsi Harry Kewell'dan bahsetti.
Özgür, Filipski, Matt ve Luzsynski gibi tekerlekli sandalye basketbolunun önemli isimleri ile bir arada oynayacaksın, ilginç ve harika olmalı! Ne düşünüyorsun?
Evet, onlarla oynayacak olmak heyecan verici. Sahada süperstar oyuncularla birlikte olacağım. Bütün bu isimler, İsmail ve Fikri de dahil (Dünya üzerindeki en iyi 1.0 puanlı oyunculardan ikisi!), dünya üzerindeki en iyi oyunculardan bazıları ve oldukça saygıdeğerler. Kullanabileceğimiz bir sürü opsiyonumuz ve silahımız var. Onlarla oynamak için sabırsızlanıyorum!
Bir sonraki hedefimiz Kitakyushu Kupası! (Kıtalararası kupa.) Avustralyadaki rakibin Perth Wheelcats ile burada karşılaşacağız. Turnuvadan beklentilerin nelerdir?
Dünya şampiyonu olabilmek için mücadele edeceğiz ve sert bir turnuva olmasını bekliyorum. Takımdaki herkes Japonya'ya gitmek, orada oynamak ve birlikte sezona başlamak için oldukça istekli ve arzulu. Dışarıda bu turnuvayı kazanmak sezona harika bir başlangıç yapmak demek fakat bizi durdurmaya çalışacak takımlar var. Onları yenmek için hazırız. :)
IWBF Şampiyonlar Ligi finalleri 2012 senesinde Galatasaray tarafından İstanbul'da organize edilecek ve kendi taraftarımızın önünde oynayacağız. Büyük ihtimalle maçlarımız 12.500 kişi kapasiteli Abdi İpekçi Arena'da oynanacak. Taraftarımızın Abdi İpekçi Arena'yı dolduracağına eminim! Harika olmalı! Sen nasıl hissediyorsun?
Bu en heyecan verici haber. Geçen sezon iki Alman kasabasında Galatasaray'a karşı iki maç yaptığımızı hatırlıyorum ve aklımda kalan tek şey salonda oldukça fazla Galatasaray taraftarının takımlarını zıplayarak, alkışlayarak, bağırarak ve şarkılar söyleyerek desteklemesi oldu. Şampiyonlar Ligi finalini 12.500 tutkulu Galatasaray taraftarı önünde oynayacağımızı hayal etmek heyecan verici! Bu bana sıkı çalışmak ve en iyi durumda olup Galatasaray'ın şampiyonluğunu korumak için büyük motivasyon oluyor.
Bana biraz da basketbol karakterinden söz eder misin? Tristan Knowles'u sahada nasıl bir oyuncu olarak tanımlarsın? En iyi ve en kötü yaptığın işler neler? Oyununu geliştirmek için çalışmaya devam ediyor musun? (Ben senin triple double makinası ve harika bir skorer olduğunu biliyorum. Sahanın iki yönünde de işini çok iyi yapıyorsun. :) Fakat Galatasaray taraftarları bu kısmı senin sözlerinle okumalı.)
Öncelikle iltifatların için teşekkür ederim. Beni ne tanımlar? Kazanmak isterim, sürekli kazanmak isterim ve kaybetmekten nefret ederim. Takımımın kazanmasını sağlamak için çalışırım, çalışım, çalışırım. Takım arkadaşlarımdan her şeyi öğrenmeye çalışırım. Dış atışlarım için çok çalışıyorum. Skor üretebilmek için değil, rakip defans beni arka alanda savunsun ve bu da takımım için skor opsiyonları yaratsın istiyorum.
Buna rağmen basketbol ile ilgili en önemli inancım savunmadır, harika savunma yapmalısınız çünkü iyi şut atamayacağınız, skor üretemeyeceğiniz günler de olacaktır. İşte o maçlarda defansınız rakibinizi durdurabilecek kadar iyi olmalı.
Zayıf noktamın kuvvetim olduğunu düşünüyorum. Kendimden çok şey bekliyorum, sınırları zorluyorum ve eğer bir hata veya yanlış yaparsam kendimi zorluyorum. Fakat bu başarılı olma arzusunun aynı zamanda sahip olduklarımı elde etmemi sağladığını düşünüyorum.
Taraftarla aran nasıldır? Biliyorsun, taraftarımız harikadır. Sürekli takımımızı alkışlarla ve şarkılarla desteklerler.
Taraftarlar önünde oynamaktan dolayı heyecanlanıyorum. Oldukça tutkulu ve destekçiler. Bu enerjinin bizi daha üst seviyeye çıkaracağını, yorulduğumuz zaman veya işler yolunda gitmediğinde ekstra güç sağlayacağını düşünüyorum.
Son olarak, Galatasaray haricinde Türk tekerlekli sandalye basketbolu hakkında ne düşünüyorsun? Oldukça iyi bir gelişim gösterdiğimizi düşünüyorum ve önümüzdeki sene paralimpik oyunlarında mücadele edeceğiz.
Evet, Türkiye önümüzdeki sezon Londra'da Paralimpik Oyunları'nda yarışacak. Türkiye'nin en hızlı gelişen ülkelerden biri olduğunu düşünüyorum. Geçen sene Dünya Şampiyonası'nda yenerken oldukça zorlanmıştık. Oldukça dengeli, sahanın her noktasında her kalifikasyonda skor üretebilecek oyuncuları var. Türkiye bir çok takımın başını ağrıtacaktır ve eğer potansiyellerini ortaya koyarlarsa madalya alma şansları var.
Teşekkürler Tristan.
26 Eylül 2011 Pazartesi
Engelsiz Aslanlar Sampiyonlar Ligi 2012 Finalleri'nin Ev Sahibi!
Son dört sezonda üç kez şampiyon olduğumuz, bu sezon yaptığımız transferlerle yine favori olarak başlayacağımız IWBF-Europe Şampiyonlar Ligi 2012 Finalleri Galatasaray'ımızın ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleşecek. Maçlar Abdi İpekçi Spor Salonunda oynanacak.
Daha evvel genç ve A milli takımlar seviyesinde Avrupa Şampiyonası'na ev sahipliği yapan Türkiye, geride bıraktığımız sezonda Beşiktaş ile Andre Vergauwen Kupasi'na ev sahipliği yapmıştı ve ev sahipliği yaptığı turnuvayı kazanan Beşiktaş, tekerlekli sandalye basketbolda ülkemize bir Avrupa Kupası kazandırmıştı.
Daha evvel genç ve A milli takımlar seviyesinde Avrupa Şampiyonası'na ev sahipliği yapan Türkiye, geride bıraktığımız sezonda Beşiktaş ile Andre Vergauwen Kupasi'na ev sahipliği yapmıştı ve ev sahipliği yaptığı turnuvayı kazanan Beşiktaş, tekerlekli sandalye basketbolda ülkemize bir Avrupa Kupası kazandırmıştı.
8 Eylül 2011 Perşembe
Tekerlekli Sandalye Basketbol Avrupa Şampiyonası
Tekerlekli Sandalye Basketbolu Avrupa'da en önemli günlerini yaşamaya başladı. İsrail'de hem erkekler hem de bayanların mücadelesi başlıyor. Ülkemiz her iki kategoride de temsil edilme şansını bulacak.
Önce her iki kategori için statüden biraz bahsedelim.
Erkeklerde altışar takımın yer aldığı iki grupta maçlar oynanacak. İlk dört sırayı alan takımlar çeyrek finale çıkacak ve birbirleriyle çapraz şekilde eşleşecekler. (A1-B4, A2-B3, B2-A3, B1-A4) Çeyrek final sonrası elenecek takımlar da kendi aralarında sıralama maçları oynayacaklar. Böylece ilk 8 sıranın sahipleri tam olarak belli olacak. İlk beş içerisinde yer alan takımlar 2012 yılında Londra'da düzenlenecek Paralimpik Oyunları'nda ülkelerini temsil etme hakkını kazanacaklar.
Peki gruplarda son iki sırada yer alan takımların akıbeti ne olacak? Onlar da kendi aralarında çapraz eşleşerek (A5-B6, B5-A6) oynayacaklar. Daha sonra maçların galipleri ve mağlupları birbirleriyle oynayarak nihai sıralamayı oluşturacaklar. 11. ve 12. olacak takımlar bir sonraki turnuva için B kategorisine düşmüş olacak.
Bayanlarda yedi takımlı tek grup bulunmakta. İlk dört sırayı alacak takımlar kendi aralarında eşleşerek yarı final mücadelesi yapacaklar. (1-4, 2-3) Sonrasında ise klasik şekilde bronz madalya ve final maçları oynanacak. İlk üç sırayı alan takımlar 2012 yılında Londra'da düzenlenecek Paralimpik Oyunları'na katılma hakkı elde edecekler.
Gruplarında son üç sırada yer alan takımlar ise kendi aralarında tek devreli bir lig oynayıp nihai sıralamayı belirleyecekler.
Erkek Milli takımımız turnuvada B grubunda mücadele edecek. Grupta İtalya, İsrail, Britanya, İsviçre ve Belçika bulunuyor. Maç programımız şu şekilde:
9 Eylül - 09.00 - Belçika
10 Eylül - 18.30 - İsrail
11 Eylül - 15.45 - Britanya
12 Eylül - 13.30 - İsviçre
13 Eylül - 13.30 - İtalya
Takım kadromuz ise:
Önce her iki kategori için statüden biraz bahsedelim.
Erkeklerde altışar takımın yer aldığı iki grupta maçlar oynanacak. İlk dört sırayı alan takımlar çeyrek finale çıkacak ve birbirleriyle çapraz şekilde eşleşecekler. (A1-B4, A2-B3, B2-A3, B1-A4) Çeyrek final sonrası elenecek takımlar da kendi aralarında sıralama maçları oynayacaklar. Böylece ilk 8 sıranın sahipleri tam olarak belli olacak. İlk beş içerisinde yer alan takımlar 2012 yılında Londra'da düzenlenecek Paralimpik Oyunları'nda ülkelerini temsil etme hakkını kazanacaklar.
Peki gruplarda son iki sırada yer alan takımların akıbeti ne olacak? Onlar da kendi aralarında çapraz eşleşerek (A5-B6, B5-A6) oynayacaklar. Daha sonra maçların galipleri ve mağlupları birbirleriyle oynayarak nihai sıralamayı oluşturacaklar. 11. ve 12. olacak takımlar bir sonraki turnuva için B kategorisine düşmüş olacak.
Bayanlarda yedi takımlı tek grup bulunmakta. İlk dört sırayı alacak takımlar kendi aralarında eşleşerek yarı final mücadelesi yapacaklar. (1-4, 2-3) Sonrasında ise klasik şekilde bronz madalya ve final maçları oynanacak. İlk üç sırayı alan takımlar 2012 yılında Londra'da düzenlenecek Paralimpik Oyunları'na katılma hakkı elde edecekler.
Gruplarında son üç sırada yer alan takımlar ise kendi aralarında tek devreli bir lig oynayıp nihai sıralamayı belirleyecekler.
Erkek Milli takımımız turnuvada B grubunda mücadele edecek. Grupta İtalya, İsrail, Britanya, İsviçre ve Belçika bulunuyor. Maç programımız şu şekilde:
9 Eylül - 09.00 - Belçika
10 Eylül - 18.30 - İsrail
11 Eylül - 15.45 - Britanya
12 Eylül - 13.30 - İsviçre
13 Eylül - 13.30 - İtalya
Takım kadromuz ise:
TÜRKİYE
|
|||
| NUMARA | İSİM | SINIF | |
| 4 |
ERCAN, Aytac
|
4.0 | |
| 5 |
GURBULAK, Ozgur
|
4.0 | |
| 6 |
GUNDOGDU, Fikri
|
1.0 | |
| 7 |
TURAN, Ali Asker
|
3.5 | |
| 8 |
AR, Ismail
|
1.0 | |
| 9 |
ACAR, Deniz
|
2.5 | |
| 10 |
GEZINCI, Cem
|
4.5 | |
| 11 |
DALAY, Kaan
|
2.0 | |
| 12 |
YILMAZ, Bulent
|
3.5 | |
| 13 |
GUMUS, Ferit
|
3.0 | |
| 14 |
ARSLANOGLU, Murat
|
3.5 | |
| 15 |
BOZ, Bestami
|
1.5 | |
| KOÇ: ONUT, Mehmet AS. KOÇ: DEMIRBAS, Celal MENEJER: SEZEN, Ziya Nur |
|||
Engelsiz Aslanlar'ımızdan Özgür Gürbulak, Fikri Gündoğdu ve İsmail Ar turnuva boyunca milli takımımız için mücadele edecekler. Aynı zamanda transferde ismi bizimle anılan eski oyuncumuz Ferit Gümüş ve Beşiktaş'ın önemli ismi Cem Gezinci de kadroda kendilerine yer buldular.
Diğer grupta İspanya, Fransa, Almanya, Polonya, Hollanda ve İsveç yer almakta.
Oyuncumuz Mateusz Filipski ve yine transfer gündemimizde bulunan Piotr Luszynski Polonya için mücadele edecek. Piotr Luszynski aynı zamanda Polonya'nın koçluğunu da yapmakta.
Oyuncumuz Mateusz Filipski ve yine transfer gündemimizde bulunan Piotr Luszynski Polonya için mücadele edecek. Piotr Luszynski aynı zamanda Polonya'nın koçluğunu da yapmakta.
Bayanların mücadelesinde yer alacak takımlar ise Türkiye, İsrail, Fransa, Almanya, Britanya, Hollanda ve İspanya olacak. Millilerimizin maç programı şu şekilde:
9 Eylül - 15.00 - İsrail
10 Eylül - 18.30 - İspanya
11 Eylül - 11.15 - Fransa
12 Eylül - 15.45 - Almanya
13 Eylül - 11.15 - Hollanda
14 Eylül - 18.00 - Britanya
Takım kadromuz:
TÜRKİYE
|
|||
| NUMARA | İSİM | SINIF | |
| 4 |
SURAL, Hatice
|
2.0 | |
| 5 |
KOCASOY, Aliye
|
4.0 | |
| 6 |
KINALI, Seda
|
2.0 | |
| 7 |
BAS, Cagla
|
1.0 | |
| 8 |
KURT, Seyran
|
1.0 | |
| 9 |
CAKIR, Naciye
|
3.5 | |
| 10 |
GUVENDIREN, Seda
|
4.5 | |
| 11 |
CELIK, Songul
|
2.5 | |
| 12 |
ULUC, Narin
|
4.0 | |
| 13 |
GUR, Aelvihan
|
1.5 | |
| 14 |
AYDIN, Hava
|
3.5 | |
| 15 |
Celan, Firdevs
|
4.5 | |
| KOÇ: OZDEMIR, Kamuran AS. KOÇ: KESKIN, Ahmet MENEJER: ERGUN, Nevin |
|||
Engelsiz Aslanlar'ımızı tecrübeli oyuncumuz Seyran Kurt temsil ediyor.
Sanıyorum eksik bir şey bıramadık. Vakit bulmakta zorlanıyorum ancak elimden geldiğinde turnuva ile ilgili güncellemeleri yapmaya çalışacağım.
Millilerimize başarılar diliyorum. Umarım en azından Londra'da düzenlenecek oyunlara katılma hakkı elde ederiz.
NOT: MAÇ SAATLERİ YEREL SAATİMİZE ÇEVRİLEREK YAZILMIŞTIR.
18 Haziran 2011 Cumartesi
Gelecek Sezon Abdi İpekçi Arena'da Olmayabiliriz
Bilindiği gibi son 2 sezondur kadın ve erkek basketbol takımlarımız maçlarını Abdi İpekçi Spor Salonunda oynuyor. 2 sezondur tribünlerde yakalanmış olan sinerjide Abdi İpekçi'nin payı oldukça yüksek... O yüzden Abdi İpekçi Spor Salonunda bence gelecek sezonda devam etmeliyiz ama Türkiye Basketbol Federasyonu ile kulübümüz arasında bazı problemler varmış. Türkiye Basketbol Federasyon'unun istediği şartlar ile bizim şartlarımız arasında ki problemler giderilemezse seneye Abdi İpekçi Arena'da olmayabiliriz. Gelecek sezon Federasyon ile Kulübümüz anlaşamazsa yani Abdi İpekçi Arena'da olmazsak geriye sadece tek opsiyon kalıyor o da Galatasaray taraftarının bir çoğunun pek sevmediği Sinan Erdem Spor Salonu... Bende şahsen pek sevmiyorum o salonu... Abdi İpekçi Arena'da ki o sıcaklık bence o salonda yok. Abdi İpekçi Arena için ''bizim evimiz'' tabirini ancak bu sezon kullanmaya başlayabilmiştik. 3-4 Sezonda bir salon değişikliği taraftarımızında maça gelme isteğini köreltebilir. Birde tabii atmosfer meselesi var. Rakip takımlar tarafından bile kabul edilen Abdi İpekçi'nin muhteşem atmosferini Sinan Erdem Spor Salonunda yakalama oranımız çok az... Sinan Erdem'in birde mavi koltukları neyse o konuya hiç girmeyelim.
Umarım kulübümüz ile Federasyon arasında ki problemler giderilir ve ''evimizde'' oynamaya devam ederiz. Ha birde not olarak sona ekleyeyim. Engelsiz Aslanlarımız da umarım Abdi İpekçi'de oynarlar ve bütün takımlarımız sadece 1 salonda oynarlar.
Umarım kulübümüz ile Federasyon arasında ki problemler giderilir ve ''evimizde'' oynamaya devam ederiz. Ha birde not olarak sona ekleyeyim. Engelsiz Aslanlarımız da umarım Abdi İpekçi'de oynarlar ve bütün takımlarımız sadece 1 salonda oynarlar.
31 Mayıs 2011 Salı
Engelsiz Aslanlar'ın Play Off 2. Etap Maç Programı Açıklandı
Türkiye Tekerlekli Sandalye Basketbol Ligi play off ikinci etap maçları 3-5 Haziran tarihleri arasında İstanbul'da bulunan Bahçelievler Belediyesi Muhsin Yazıcıoğlu Spor Kompleksi'nde yapılacak.
Sezonun Şampiyonunu Belirleyecek 2. Aşamanın Programı Şöyle;
3 Haziran Cuma
14.00 Galatasaray - KKTC Turkcell
16.00 Beşiktaş - İzmir Büyükşehir Belediye
4 Haziran Cumartesi
14.00 İzmir Büyükşehir Belediyesi - Galatasaray
16.00 KKTC Turkcell - Beşiktaş
5 Haziran Pazar
14.00 İzmir Büyükşehir Belediye - KKTC Turkcell
16.00 Galatasaray - Beşiktaş
Engelsiz Aslanlar Kıbrıs'ta gerçekleştirilen ilk aşama maçlarında 2 galibiyet ve 1 mağlubiyetle Beşiktaş'ın ardından 2. sırada tamamladı. Takımımız için İzmir Büyük Şehir Belediye ve KKTC Turkcell maçları çok rahat geçerken Beşiktaş maçı çok sıkıntılı geçmişti.
Kıbrıs'ta Düzenlenen Play Off Aşamasında Aldığımız Sonuçlar,
Galatasaray 100-49 KKTC Turkcell
Galatasaray 88-38 İzmir Büyük Şehir Belediye
Galatasaray 65-72 Beşiktaş
Beşiktaş ve Engelsiz Aslanlarımız, KKTC Turkcell ve İzmir Büyük Şehir Belediye'yi kayıpsız geçecektir. 5 Haziran Pazar günü oynanacak Galatasaray-Beşiktaş maçı şampiyonu belirleyecektir. Bu maçı kazansak dahi şampiyon olamama olasılığı bulunuyor. Beşiktaş'a Kıbrıs'ta 7 sayı farkla mağlup olmuştuk İstanbul'da onları 7+ sayı farkla yendiğimiz taktirde şampiyon olan taraf biz olacağız. ( Diğer maçlarda sürpriz yaşayacağımızı zannetmiyorum)
Sezonun Şampiyonunu Belirleyecek 2. Aşamanın Programı Şöyle;
3 Haziran Cuma
14.00 Galatasaray - KKTC Turkcell
16.00 Beşiktaş - İzmir Büyükşehir Belediye
4 Haziran Cumartesi
14.00 İzmir Büyükşehir Belediyesi - Galatasaray
16.00 KKTC Turkcell - Beşiktaş
5 Haziran Pazar
14.00 İzmir Büyükşehir Belediye - KKTC Turkcell
16.00 Galatasaray - Beşiktaş
Engelsiz Aslanlar Kıbrıs'ta gerçekleştirilen ilk aşama maçlarında 2 galibiyet ve 1 mağlubiyetle Beşiktaş'ın ardından 2. sırada tamamladı. Takımımız için İzmir Büyük Şehir Belediye ve KKTC Turkcell maçları çok rahat geçerken Beşiktaş maçı çok sıkıntılı geçmişti.
Kıbrıs'ta Düzenlenen Play Off Aşamasında Aldığımız Sonuçlar,
Galatasaray 100-49 KKTC Turkcell
Galatasaray 88-38 İzmir Büyük Şehir Belediye
Galatasaray 65-72 Beşiktaş
Beşiktaş ve Engelsiz Aslanlarımız, KKTC Turkcell ve İzmir Büyük Şehir Belediye'yi kayıpsız geçecektir. 5 Haziran Pazar günü oynanacak Galatasaray-Beşiktaş maçı şampiyonu belirleyecektir. Bu maçı kazansak dahi şampiyon olamama olasılığı bulunuyor. Beşiktaş'a Kıbrıs'ta 7 sayı farkla mağlup olmuştuk İstanbul'da onları 7+ sayı farkla yendiğimiz taktirde şampiyon olan taraf biz olacağız. ( Diğer maçlarda sürpriz yaşayacağımızı zannetmiyorum)
23 Mayıs 2011 Pazartesi
Tekerlekli Sandalye Basketbol Liginde Play Off Programı
Tekerlekli Sandalye Basketbol Ligini ilk 4 sırada tamamlayan takımlar Play Off oynama hakkı kazanacak. Bu 4 takımda son hafta öncesinde belli oldu. Yenilgisiz lider Engelsiz Aslanlarımız, şampiyonlukta ki en güçlü rakibimiz Beşiktaş, İzmir Büyük Şehir Belediye ve Kıbrıs temsilcisi KKTCell play off oynamaya hak kazandı. Geçen sezon Tekerlekli Sandalye Basketbol liginde play off uygulanmadan ligi noktalamışlardı. Bunun en büyük sebebi maddi problemler idi. Bu sezon ise, farklı bir statü olacak. Play offlar 2 aşamadan oynanacak. İlk ayak, Lefkoşa'da 27-28-29 Mayıs tarihlerinde oynanacak. İkinci bölüm ise, İstanbul'da 3-4-5 Haziran tarihlerinde oynanacak. En fazla galibiyet alan takım şampiyon olacak. Eğer ilk iki sırada ki iki takımın galibiyet serisi eşitse, iki takımın aralarında oynadıkları maçlara bakılacak.
İlk paragrafta belirttiğim gibi Play off 2 aşamadan oluşacak. Kıbrıs'ta gerçekleştirecek olan İlk aşama programı açıklandı.
Kıbrıs'da ki İlk Aşamanın Programı
27 Mayıs Cuma
15.00 KKTC Turkcell - Galatasaray
17.00 İzmir Büyükşehir Belediye - Beşiktaş
28 Mayıs Cumartesi
17.00 İzmir Büyükşehir Belediye - Galatasaray
19.00 Beşiktaş - KKTC Turkcell
29 Mayıs Pazar
15.00 İzmir Büyükşehir Belediye - KKTC Turkcell
17.00 Beşiktaş - Galatasaray
İlk paragrafta belirttiğim gibi Play off 2 aşamadan oluşacak. Kıbrıs'ta gerçekleştirecek olan İlk aşama programı açıklandı.
Kıbrıs'da ki İlk Aşamanın Programı
27 Mayıs Cuma
15.00 KKTC Turkcell - Galatasaray
17.00 İzmir Büyükşehir Belediye - Beşiktaş
28 Mayıs Cumartesi
17.00 İzmir Büyükşehir Belediye - Galatasaray
19.00 Beşiktaş - KKTC Turkcell
29 Mayıs Pazar
15.00 İzmir Büyükşehir Belediye - KKTC Turkcell
17.00 Beşiktaş - Galatasaray
Beşiktaş ile oynayacağımız maçlar ligin şampiyonunu belirleyecektir. Diğer iki takım üçüncülük için yarışacaklar. Kıbrıs'da oynanacak maçları yayınlayan herhangi bir kanal yok ama ikinci aşama olan İstanbul'da ki karşılaşmaların bir çoğunu Trt yayınlayacakmış. (İstanbul Programı henüz belli değil.)
20 Mayıs 2011 Cuma
Engelsiz Aslanlar Son Virajda
Yenilgisiz lider Engelsiz Aslanlar, Türkiye Tekerlekli Sandalye Basketbol Liginin 18. yani son haftasında play off'a katılmayı garantileyen İzmir Büyük Şehir Belediye'ye konuk olacak. Celal Atik Spor Salonunda oynanılacak karşılaşma, Cumartesi günü saat 19:00'da başlayacak.
Türkiye Tekerlekli Sandalye Basketbol liginin normal sezonunu lider bitirmeyi garantileyen Engelsiz Aslanlar, İzmir Büyük Şehir Belediye ile İstanbul'da oynadığı karşılaşmayı 94-53 kazanmıştı. İzmir Büyük Şehir Belediye, 11 galibiyet ve 6 mağlubiyet ile ligi 3. sırada tamamlayarak play off'a kalmayı garantiledi. Maç başı ortalama 69.5 sayı ortalamasıyla oynayan İzmir Büyük Şehir Belediye, potasında ortalama 61.9 sayı görüyor. Engelsiz aslanlarımız ise, rakip potalara maç başına ortalama 89.1 sayı gönderirken potasında ortalama 46.5 sayı görüyor.
Play Off Sistemi
Tekerlekli Sandalye Basketbol Ligini ilk 4 sırada tamamlayan takımlar Play Off oynama hakkı kazanacak. Bu 4 takımda son hafta öncesinde belli oldu. Yenilgisiz lider Engelsiz Aslanlarımız, şampiyonlukta ki en güçlü rakibimiz Beşiktaş, bu hafta karşılaşacağımız İzmir Büyük Şehir Belediye ve Kıbrıs temsilcisi KKTCell play off oynamaya hak kazandı. Geçen sezon Tekerlekli Sandalye Basketbol liginde play off uygulanmadan ligi noktalamışlardı. Bunun en büyük sebebi maddi problemler idi. Bu sezon ise, farklı bir statü olacak. Play offlar 2 aşamadan oynanacak. İlk ayak, Lefkoşa'da 27-28-29 Mayıs tarihlerinde oynanacak. İkinci bölüm ise, İstanbul'da 3-4-5 Haziran tarihlerinde oynanacak. En fazla galibiyet alan takım şampiyon olacak. Eğer ilk iki sırada ki iki takımın galibiyet serisi eşitse, iki takımın aralarında oynadıkları maçlara bakılacak.
Türkiye Tekerlekli Sandalye Basketbol liginin normal sezonunu lider bitirmeyi garantileyen Engelsiz Aslanlar, İzmir Büyük Şehir Belediye ile İstanbul'da oynadığı karşılaşmayı 94-53 kazanmıştı. İzmir Büyük Şehir Belediye, 11 galibiyet ve 6 mağlubiyet ile ligi 3. sırada tamamlayarak play off'a kalmayı garantiledi. Maç başı ortalama 69.5 sayı ortalamasıyla oynayan İzmir Büyük Şehir Belediye, potasında ortalama 61.9 sayı görüyor. Engelsiz aslanlarımız ise, rakip potalara maç başına ortalama 89.1 sayı gönderirken potasında ortalama 46.5 sayı görüyor.
Play Off Sistemi
Tekerlekli Sandalye Basketbol Ligini ilk 4 sırada tamamlayan takımlar Play Off oynama hakkı kazanacak. Bu 4 takımda son hafta öncesinde belli oldu. Yenilgisiz lider Engelsiz Aslanlarımız, şampiyonlukta ki en güçlü rakibimiz Beşiktaş, bu hafta karşılaşacağımız İzmir Büyük Şehir Belediye ve Kıbrıs temsilcisi KKTCell play off oynamaya hak kazandı. Geçen sezon Tekerlekli Sandalye Basketbol liginde play off uygulanmadan ligi noktalamışlardı. Bunun en büyük sebebi maddi problemler idi. Bu sezon ise, farklı bir statü olacak. Play offlar 2 aşamadan oynanacak. İlk ayak, Lefkoşa'da 27-28-29 Mayıs tarihlerinde oynanacak. İkinci bölüm ise, İstanbul'da 3-4-5 Haziran tarihlerinde oynanacak. En fazla galibiyet alan takım şampiyon olacak. Eğer ilk iki sırada ki iki takımın galibiyet serisi eşitse, iki takımın aralarında oynadıkları maçlara bakılacak.
8 Mayıs 2011 Pazar
Engelsiz Aslanlar Şampiyonlar Ligi Şampiyonu
Engelsiz Aslanlar, 2011 IWBF Şampiyonlar Ligi finalinde Alman Şampiyonu Lahn-Dill'i normal süresi 69-69 biten maçı uzatmada 85-80 yenerek son 4 yılda 3. kez Avrupa Şampiyonu oldu.
Mateuzs Filipski ve İsmail Ar uzatmalar dahil oyundan çıkmazken, Özgür Gürbulka çok kısa süre dinlendirildi. Takımımızın kaptanı Peter Tucek ise, normal sürede çok kısa sürede parkede kalmasına rağmen skor üretememişti. Uzatmaların son 3 dakikasında oyuna dahil olan Tucek, takımımıza 6 sayılık katkı yaptı ve belki de şampiyonluğu getiren isim oldu.
| Kulüp | Kazanır | Finalist | final başına% Kazandı | Kazanan yıl |
|---|---|---|---|---|
| BS Verkerk | 1991, 1992, 1993, 1995, 1996 | |||
| RSV Lahn-Dill | 2004, 2005, 2006, 2010 | |||
| R Dordrecht | 1979, 1987, 1988, 1990 | |||
| SPK Santa Lucia Sport | 1998, 2003, 2007 | |||
| CS Meaux | 1999, 2000, 2001 | |||
| SC Antilope | 1977, 1978, 1980 | |||
| AS Berck | 1985, 1986, 1989 | |||
| Galatasaray SK | 2008, 2009, 2011 | |||
| BV Aalsmeer | 1983, 1984 | |||
| Sheffield Steelers WBC | 1994 | |||
| ISA Amsterdam | 1976 | |||
| GSD Anmic Sassari | 2002 | |||
| AMVJ Amsterdam | 1982 | |||
| Norrbacka HIF | 1981 | |||
| CD Fundosa Grupo | 1997 | |||
| GIDOS / Gits | ||||
| Briantea Tabu AS | ||||
| RSC Rollis Zwickau |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











